23 Ağustos 2020 Pazar

ZELVE ÖREN YARİ


Zelve Ören Yeri

Üç  vadiden oluşan Zelve Ören yeri Aktepe’ nin kuzey yamaçlarına kurulmuş olup Avanos’ a 5 Km.dir. Peri bacalarının en yoğun olduğu yerdir ve buradaki peri bacaları geniş gövdeli ve sivri uçludur. Kaya oyma yerleşim yerlerindeki mağara yaşamının ne zaman başladığı bilinmemektedir. Hitit, Asur medeniyetinin, özellikle 9. Ve 13 yüzyıllarda hristiyanların en önemli yerleşim ve dini merkezlerinden biri olmuştur.Tarihte rahiplere ilk dini seminerler Zelve’ de verilmiştir.

Zelve Vadisinin en önemli özelliği kubbe şeklinde bir kaya kütlesi içine oyulmuş manastır kompleksidir. Ayrıca Kutsal Haç Kilisesi önemli dini merkezlerdendir. Vadideki köy meydanında Selçuklu tarzı minaresi olan bir köy camii bulunmaktadır. 1952 yılına kadar iskan edilmiş olan Zelve Vadideki  erozyonun tehlike arzetmesi sonucu terk edilmiştir. Bugün Açıkhava Müzesi olarak ziyarete açıktır.

Mustafa Taşkın


















ÜRGÜP - TEMENNİ TEPESİ


Ürgüp Temenni Tepesi,

Ürgüp merkezinde bir kaya yükseltisi olarak her taraftan görülebilen Temenni Tepesi’ ne Karamanoğlu Camii karşısındaki dar ve dolambaçlı yoldan çıkılır, çevrenin en hakim  yeri olduğundan manzarası ve havası çok iyidir.

Temenni Tepesi’ ne kemerli taş kapıdan girildiğinde sağda bulunan kümbette Rüknettin IV. Kılıçaslan ve yanındaki (dışarıdaki) mezarda ise III. Aleaddin Keykubat ‘ ın yattığı rivayet edilen mezarlar bulunur  fakat bunun doğruluğu bugüne kadar kanıtlanmış değildir.Kümbetin 1857 yılında Sultan Abdulhamit tarafından yaprılıldığı bilinmektedir. Hemen her devirde kutsal olarak bilinen Temenni Tepesi  kümbet ve çevresinde  bez bağlanıp dilek ve temennilerde bulunulduğundan ; “Temenni Tepesi” olarak anılmıştır.

Soldaki kümbet görünümlü kubbeli yapı ise, 1855 yılında, aslında Ürgüplü olmayan fakat saraydaki kütüphanecilik görevinden azledilince Ürgüp’ e yerleşen Tahsinağa tarafından kütüphane olarak yaptırılmış, 1952 yılında şimdiki binasına taşınıncaya kadar uzun yıllar “Ürgüp Halk Kütüphanesi” olarak hizmet vermiştir.

Temenni Tepesi, günümüzde seyir tepesi ve cafe olarak hizmet vermekte, Tahsinağa Kütüphanesi ise “Eski Ürgüp Fotoğrafları” sürekli sergisi olarak kullanılmaktadır.

Mustafa Taşkın














ÜRGÜP - TAŞKINPAŞA (DAMSA)


Ürgüp’ ün tarihi köyü Taşkınpaşa (Damsa)

Ürgüp’ e 20 Km. mesafede bulunan Taşkınpaşa(Damsa) köyü Selçuklu Devletinin yıkılışından sonraki beylikler döneminde, Selçuklu mirasına sahip çıkma düşüncesinde olan Karamanlı Beyliği’ nin güçlü merkezlerinden biridir. Mimari  ve sanat anlayışı olarak Selçuklular’ ın örnek alındığı Karamanlı Devri eserlerinin çok olduğu bir köydür. Selçuklulardan gelen “Ulu Cami” geleneği burada da devam ettirilmiştir.  1350 (751 H.)yılında Karamanlı Taşkın Paşa tarafından yaptırılan Medrese ve Cami  halen ayaktadır.

Kareye yakın plan üzerine yapılan Meresenin Mimarı hakkında bir bilgi yoktur. Tamamen kesme taştan yapılan medresenin taç kapısı girişinin sağında (güneyinde) bir mecit, solunda ise çatıya çıkılan taş merdiven bulunur.

Taşkınpaşa Camisi de tamamen kesme taştan yapılmıştır ve kıble duvarına doğru uzanan üç neften ibarettir .  Camini herhangi bir kitabesi yoktur fakat Medres ile birlikta aynı tarihte yapıldığı düşünülmektedir. Caminin son derece kıymetli bir sanat eseri olan ahşap mihrabı ve mimberi Ankara Etnoğrafya Müzesindedir.

Cami avlusunda 1342 (742 H.) tarih ile tarihlendirilen iki türbe vardır, bu türbelerden biri Taşkın Paşa’ ya aittir, yanındaki Hızır Bey Türbesinde iseEmir Hızır Bey,oğlu İlyas Bey ve torunu Hasan Bey vardır. Bir sanat eseri olan bu iki yapı da ziyarete açıktır.

Mustafa Taşkın



















SOMUNCU BABA MİNYATÜR MÜZESİ


Somuncu Baba Minyatür Müzesi

Aksaray,  Selçuklu ve Osmanlı eserleriyle, derin kültür ve tarihiyle Kapadokya bölgesinin giriş kapısı konumundadır. Bu alanda çalışmalar ve düzenlemeler yapılmaya devam etmekte, şehir, adeta yaşayan bir müze görünümüne kavuşmaktadır.

Aksaray’ ın tarihine damga vuran en önemli kişilerden biri, hiç kuşkusuz Anadolu’ nun manevi mimarı “Somuncu  Baba”dır. 1331 yılında Kayseri’ doğan , 1412 yılında yaşamının büyük bir bölümünü geçirdiği Aksaray’ da, kimi kaynaklara göre Malatya – Darende’ de vefat eden Somuncu Baba’ nın yaşamından kesitlerin minyatürlerle anlatıldığı “Somuncu Baba Minyatür Müzesi” 2013 yılında açıldığından beri ziyaretçi akını devam etmiş, yıllık ortalama ziyareçi sayısı 500 bini aşmıştır. 2019 yılında bir restorasyon ve bir düzenleme geçiren minyatür müzesi, ziyaretçilerini renkli görünümüyle ağırlamaya devam ediyor.

Somuncu Baba kimdir..?
Şemsettin Musa Kayseri’ nin oğlu olarak 1331 yılında Kayseri’nin Akçakaya köyünde doğan Hamid Hamidüddin ilk eğitimini babasından almış, ilim alanındaki çalışmalarını Şam, Tebriz, Hoy ve Erbil’ de sürdürmüştür. İlim tahsilini tamamlayıp “Şeyh Hamid-i Velî” adıyla  o zamanki Osmanlı başkenti Bursa’ ya dönerek talebelerine ilim eğitimi vermeye başlamıştır. Aynı zamanda Bursa çilehanesinin yanında yaptırdığı ekmek fırınında talebeleri ile birlikte ekmek pişirip ; “somunlar müminler” diye seslenerek insanlara sıcak somunlar dağıttığından halk arasında “Somuncu Baba” adıyla anılmaya başlamıştır.

O yıllarda yapılan Bursa Ulu Camii’ nin açılış hutbesini okuma görevi kendisine verilmiş, hutbede Fâtiha Suresini yedi farklı şekilde yorumlayarak zamanın Şehhülislam’ ı Molla Fenâri’ nin takdirini kazanmıştır.

Gittiği her yere ilim ve irfan götüren Somuncu Baba, Aksaray’ a döndüğünde artık Hamideddin –i Aksarayî olarak anılmaya başlamış, müridlerinden Hacı Bayram-ı Velî ile birlikte hacca gitmiştir. Hac dönüşünde Hacı Bayram-ı Veli Ankara’ ya yerleşmiş, Somuncu Baba’ dan aldığı ilim ve irfan ışığıyla Anadolu’ yu aydınlatmaya devam etmiştir.

Somuncu Baba 1412 yılında Hakk’ ın rahmetine kavuştuğunda cenaze namazını halifesi Hacı Bayram-ı Velî kıldırmıştır. Türbesi, Darende’ de kendi adını taşıyan cami içindedir.
Dönemin manevi önderlerinden olan Emir Sultan Hazretleri, Onun sıradan bir fırıncı olmadığını düşünerek ziyaretine gittiğinde fırında ateş olmadığını görerek Somuncu Baba’ ya bu işin sırrını sormuş, o da; “Aşk ateşiyle pişer” cevabını vermiştir. Çünkü bu fırında ekmekler gönül ateşiyle pişmektedir.

Yolunuz Aksaray’ a düşerse, hiç üşenmeyin, Somuncu Baba Külliyesini ve Somuncu Baba Minyatür Müzesini mutlaka ziyaret edin.

Mustafa Taşkın















ÖNE ÇIKAN YAYIN :

AVANOS' UN SİMGESİ ÇANAKÇI HEYKELİ

Avanos ‘ un simgesi; Çanakçı Heykeli; 14 Ocak 1974 tarihli “Yeni Avanos”   gazetesinin baş sayfasında şöyle bir yazı çıktı; “Dünyanı...