4 Ocak 2021 Pazartesi
2 Kasım 2020 Pazartesi
YÜKSEK KİLİSE (KIZLAR MANASTIRI) - GÜZELYURT (GELVERİ)
Yüksek Kilise (Kızlar Manastırı) / Analipsis
Kapadokya Bölgesi’ nin güneydoğu yönünde bulunan ve
Nevşehir’ e 60 km uzakta bulunan Güzelyurt (Gelveri /Karlaba) ilçesine henüz 3
km. kaldığında sağınızda yüksek bir kayalık
kütlenin üzerinde görürsünüz Yüksek Kilise’ yi ve onunla birlikte Hasan
Dağı’ nı da.. Zaten adını da bu yüksek yamaçlardan almıştır. Yönlendirme
levhasından güney yönüne doğru giden toprak yoldan ilerleyip biraz sonra gişelere yakın parka aracınızı park
ettiğinizde Hasan Dağı, Manastır Vadisi ve Ihlara Vadisi üçgenindeki nefes kesen manzara size yorgunluğunuzu unutturacaktır.
Yüksek Kilise’ nin bulunduğu
eski yerleşim bölgesinden çıkan çanak çömlek parçalarından buradaki
yerleşimin M.Ö. 8 bin yıllarına
dayandığı söylenmektedir. Kızlar Manastırı olarak da bilinen Yüksek Kilise,
içinde Bizans döneminden kalma bir şapelin de bulunduğu alana 19. Yüzyılda, yani 1894 yılında inşa edilmiş olup, bu kiliseye paralel olarak
iki adet kilise ile bağlantısı olduğu ve jeolojik tedbir olarak kullanıldığı
söylenmektedir.
Antik çağlarda Analipsis tepesi olarak adlandırılan,
Manastır ve kilise binsaı olarak iki bölümden oluşan, 15 m. Yüksekliğinde,
doğal kayaların üzerinde yer alan kilisenin çevresi taş duvarlarla
çevrilmiştir. Analipsis tepesinde ve çevresinde Tunç ve Demir Çağına ait
Kalkolitik yerleşimle ile Hitit ve Roma izleri görülmektedir.
Manastır ile Kilise arası düzeltilerek harika bir seyir
terası oluşturulmuş ve bu alanın ortasına bir su deposu (sarnıç) inşa
edilmiştir. Analipsis Manastır Kilisesi olarak da bilinen Yüksek Kilise, tek
nefli ve dikdörtgen planlı olup, kaya oyma
ve taş duvarlıdır. Tavanı ise kubbeli beşik tonozla örtülüdür. Kilisenin
giriş kapısı üzerinde bulunan kitabesinde 1894 tarihi görülmekte olup çatı
örtüsü taştır. İnşasında kullanılan malzeme farklılığından doğu tarafının eski şapel olduğu , batı kısmının ise 1894
yılında bitiştirilerek eklendiği
düşünülmektedir.
Manastır binası dikdörtgen yapıdadır. Bina iki bölümden
oluşur. Birinci bölümün giriş kapısı güneybatı duvarındadır. İçinde uzun bir
koridora bağlı beş oda ile bir toplantı odası
bulunur. İkinci bölümün giriş kapısı güneydoğu duvarında olup içinde bir
koridor ve bu koridora bağlı iki oda bulunmaktadır. Ayrıca bu bölümün altında
yine dışarıdan kullanılabilen birbiriyle bağıntılı iki mekan bulunmaktadır ve
iki kat arasındaki döşeme ahşaptır.
Kilisenin bulunduğu
yamaçlardan kuzeydekinde eğim, diğerlerine göre daha azdır, bu da bize ; kilise yapımı
için bu gölgenin traşlandığını göstermektedir. Yerleşim alanının oturduğu kayalık
kütlenin Hasan Dağı’ nın volkanik
püskürmesi sırasında meydana geldiğini göstermektedir.
Uzun yıllardır sahipsiz ve metruk bir durumda iken son yıllarda
müze statüsüne alınan “ Yüksek Kilise Açıkhava
Müzesi” pazartesi günleri dışında hergün
ziyarete açıktır.
Mustafa Taşkın
29 Ekim 2020 Perşembe
NEVŞEHİR MÜZESİ
Nevşehir Müzesi
Kapadokya bölgesinde bulunmuş pek çok tarihi ve kültürel
eserin sergilendiği Nevşehir Müzesi, Kayseri caddesi üzerindeki Anıt Park
bitişiğinde, Türbe sokak ile Yalım sokağın kesiştiği köşede olması dolayısıyla
oldukça kolay bulunabilecek, modern bir binada hizmet vermektedir. Girişler
ücretsiz olup, bilgili ve tecrübeli personeli her zaman konuklara bilgi vermeye ve yardıma hazırdır.
Damat İbrahim Paşa Külliyesi’ nin Medrese ve İmarethane
binalarında 1967 yılında hizmete açılmış olan müze kısa zamanda gelişip
zenginleşmiş, 1987 yılında ise şimdiki binasına taşınmıştır. Yetkililerden
aldığım bilgiye göre, Avanos girişinde yapılmakta olan kaya oyma “Kongre
Merkezi ve Müze Kompleksi” tamamlandığında yeni yerine taşınma planları ve hazırlıkları yapılmaktaymış.
Müzedeki eserler arkeolojik ve etnoğrafik olarak ayarı
bölümlerde sergilenmektedir. Arkeolojik bölümde Neolitik, Kalkolitik, Tunç
Çağı, Frig, Urartu, Helenistik, Roma ve Bizans eserleri sergilenmekte,
Etnoğrafik bölümde ise Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait eserler
sergilenmektedir, bunlar genellikle; mutfak eşyaları, kadın ve erkek takıları
ile değişik dönemlere ait giyecekler, el işleri, halı ve kilimlerdir,
ayrıca kıymetli yazma eserler, çeşitli
aydınlatma araçları da müzenin görülmesi gereken eserleridir.
Müzenin girişinde sergilenen mermer lahitin 1970 yılında
Avanos’ ta Kızılırmak kıyısındaki bir tarlada rastlantı sonucu bulunduğunu iyi
hatırlıyorum, ortaokul öğrencisiydim ve Lahit pek çok söylenti ve hikayelere konu olmuştu, define avcıları tarafından
bulunduğu, içinden saçları bozulmadan duran bir iskeletin bulunduğu, değerli
eşya ve hazinenin boşaltıldığı aylar hatta yıllarca anlatıldı, önce Kayseri
müzesine götürülen ve Büyük İskender’ in generallerinden birine ait olduğu rivayet edilen lahit, Avanos’ ta bulunduğu
için daha sonra Nevşehir Müzesi’ ne
getirilmiştir.
Müzenin giriş katında arkeolojik eserler sergilenmektedir.
Çeşitli hayvan ve canlı fosilleri içinde en dikkat çekici eserler, mamut
dişleri, çeşitli hayvanlara ait kafatasları ve çok eski çağlarda Kızılırmak
havzasının bir iç deniz olduğunu kanıtlar nitelikte yunus balığı kabartmaları bulunmaktadır.
Ayrıca Neolitik ve Kalkolitik yani erken bronz çağından Osmanlı dönemine kadar çeşitli zamanlarda kullanılmış toprak ve
pişmiş kil ev ve mutfak gereçleri,
değişik boylarda küpler ile III. ve IV
yüzyıl Roma Devrine ait pişmiş toprak lahitlerdir sergilenmektedir. Müze
görevlilerinin bilgilendirmelerine göre Neolitik döneme ait çanak çömlek ve mutfak gereçlerinin çoğu Kapadokya
bökgesinde bulunan “Civelek Mağarası”ndan çıkartılmış ve arkeologlarca 10 bin
yıl öncesine tarihlendirilmiştir. Avanos’ ta yapılmakta olan çanak – çömlek yapım geleneğinin kaynağı
bunlar olsa gerek..
Etnografik sergi salonunda ise Selçuklu ve Osmanlı dönemi
eserleri görülebilir; Dikkat çeken kıymetli el yazması eserler, değişik
dönemlere ait erkek ve bayan giysileri, süs eşyaları , mutfak ve ev gereçleri , porselen ve çini örnekleri
bu bölümde sergilenmektedir. Özellikle Avanos başta olmak üzere hemen tüm bölgenin önemli gelir kaynağı olmuş olan halıcılığın ve halıcılığa
dayalı hayat tarzının vurgulandığı halı tezgahı (Istar) ve halılarlar da
görülmeye değer kıymetli eserlerdir.
Muhteşem güzellikte ahşap eserler, ahşap tavan süslemeleri,
dolap ve dolap kapakları ile ahşap rahle ile çeşitli gereçler de etnografik
bölümde sergilenmektedir.
Pazartesi günleri
kapalı olan müze, diğer günler açık olup ücretsiz ziyaret edebilir,
bilemediğiniz konularda görevlilerden yardım alabilirsiniz.. Öneririm, bir
hafta sonunuzu ayırabilirsiniz.
ÖNE ÇIKAN YAYIN :
AVANOS' UN SİMGESİ ÇANAKÇI HEYKELİ
Avanos ‘ un simgesi; Çanakçı Heykeli; 14 Ocak 1974 tarihli “Yeni Avanos” gazetesinin baş sayfasında şöyle bir yazı çıktı; “Dünyanı...
-
Ürgüp Temenni Tepesi, Ürgüp merkezinde bir kaya yükseltisi olarak her taraftan görülebilen Temenni Tepesi’ ne Karamanoğlu Camii karşısın...
-
Tyana Antik Kenti, Su Kemerleri ve Roma Havuzu Niğde'nin Kemerhisar beldesinde bulunan Tyana Antik Kenti, kaynaklara göre M.Ö.1680 yıl...



























































